Sosyal Anksiyete Bozukluğu

“Herkes Beni İzliyor!”
Çocuk ve Ergenlerde Sosyal Anksiyete Bozukluğu

Sınıfta söz almak istemeyen, doğum gününe gitmekte zorlanan, sunum günü sabaha kadar uyuyamayan bir çocuk…
Bazen sadece “utangaç” sanılır. Ama ya durum daha fazlasıysa?

Sosyal anksiyete bozukluğu, çocuğun ya da ergenin sosyal ortamlarda yargılanacağı, küçük düşeceği ya da hata yapacağı düşüncesiyle yoğun kaygı yaşaması durumudur. Bu sadece bir “çekingenlik” hali değil; günlük yaşamı ve gelişimi etkileyebilecek düzeyde güçlü bir kaygı bozukluğudur.

Sık görülen işaretler:

  • Kalabalık içinde konuşmaktan kaçınma
  • Göz teması kurmaktan çekinme
  • Sosyal ortamlardan kaçma ya da kaçınma
  • Aşırı terleme, kalp çarpıntısı, mide bulantısı gibi bedensel belirtiler
  • Sosyal etkinliklerden sonra yoğun “keşke söylemeseydim” düşünceleri

Ebeveyn olarak ne yapılabilir?

  • Çocuğunuzu “Cesur ol biraz!” diye zorlamak yerine, hislerini anlamaya çalışın: “Söz almak seni zorladı galiba, nasıl hissettin?”
  • Başkalarıyla kıyaslamayın. Her çocuk farklıdır.
  • Küçük sosyal hedefler koyup yanında olduğunuzu hissettirin.
  • Sosyal kaygının üstesinden gelmek için bir uzman desteği, çocuğun iç dünyasında büyük rahatlamalar sağlayabilir.

Sosyal anksiyete, çocuğun potansiyelini gölgeleyebilir. Ama doğru destekle sosyal ortamlarda daha özgüvenli bir duruş mümkün. Eğer çocuğunuz bu tür zorluklar yaşıyorsa, birlikte çözüm yolları arayabiliriz. İletişime geçin.